Girdiler ‘Web 2.0’ olarak kategorize edilmiştir
Yaklaşık 2 yıldır Google’ın ücretsiz Analytics aracı, web ölçüm sektörünü dağıtıp atmıştı. Bir çok ücretli web ölçüm yazılımı satan şirket farklı iş modellerine doğru kaydı. (Örneğin Omniture) Google o kadar hızla yaygınlaştı ki online sektöründe küçük ve orta boylu sitelerin neredeyse tamamı kullanır oldu. Tam da bu konumda Yahoo yeni ürününü patlattı: Yahoo Web Analytics!.

Ürünü henüz kullanmaya başladım ve ilk göze çarpan Google Analytics’in gün aşırı veya 3-4 saatlik güncellenen raporuna karşılık Yahoo’nun birkaç dakika içinde ziyaret bilgilerini güncelleyebildiğini gördüm.

Yahoo’nun bir başka güzelliği demografik analiz yapabilmesi. Sanırım birkaç ayar gerektiriyor ama bu özellik bile başlı başına Google ile farkını ortaya koyuyor.
Başka bir yeni özelliği de gelen ziyaretçilerin farklı segmentlerde değerlendirme imkanına sahip olması. Yani trafik kaynağına veya domaine göre belirlediğiniz kullanıcı segmentlerini gruplayıp sitenizdeki hareketlerini toplu olarak görmenize yardımcı oluyor. Aslında segmentasyon bir davranışsal hedefleme terimi. Kullanıcıların sitenizdeki davranışlarına göre karşılarına farklı olasılıklar sunarak sitenizdeki geçirdiği vakti artırabilir, daha çok sayfa görüntülenmesini sağlayabilirsiniz.
E-ticaret siteleri içinse ürünlerini daha iyi track edebilecekleri yeni araçlar geliştirilmiş.
Sonuç olarak tüm bu zahmete katlanarak çıkartılan bu ücretsiz ürünün amacını merak etmişsinizdir. Hemen söyleyelim: Reklam pazarı. Online reklam pazarı için ölçümleme, reklamı hedefleme, reklam gösterimi ve geri dönüşleri tek ekrandan ölçebildiğiniz bir aracınız varsa mükemmel kampanyalar yapma imkanınınız da vardır.
Şimdi Yahoo mutlaka Google Adsense benzeri ürününü çıkarmayı planlıyordur…
Kategoriler: Reklam 2.0 · Web 2.0
Etiketlendi: ads, behavioral, e-ticaret, google anayltics, omniture, reklam, targeting, yahoo web analyics
Bilgi kümeleri ile bilgiye ulaşanlar arasındaki etkileşimi zenginleştirmek için yapılan disiplinlere denir. Bir kitabın index ve içindekiler bölümleri bilgi mimarisi ile gerçekleşir. Genelde web sitelerinin tasarımları sırasında telaffuz edildiğinden bir çeşit tasarım çalıması gibi yanlış bir algıya sahiptir. Web navigasyonu bu işin küçük bir parçasıdır.

Bilgiyi çekici ve anlaşılır biçimde sunmak, sezgilerimizi izleyerek yeni bilgiye ulaşmayı eğlenceli ve kolay bir yolculuk gibi tasarlayabilmek, “bilgi mimarisi”nin temel meselesidir. İsim babası Richard Saul Wurman‘dır.
Bilgi mimarisi bir web sitesi için tasarımdan, yazılımdan ve kullanılabilirlik değerlerinden önce gelir ve her üçünden çok daha önemlidir. Semantik web bilgi mimarisinin gelişmesinin bir sonucudur.
Şuradan ingilizce güzel bir kaynağa ulaşabilirsiniz.
Kategoriler: Web 2.0 · Yorum
Etiketlendi: anlamsal, architecture, bilgi, information, mimari, navigasyon, semantic, web
Kategoriler: Web 2.0 · Yorum
Etiketlendi: 100puan, 101bilge, bagcik, bookmarking, imleme, linkibol, oyyla, social, sosyal, tusul, yumile
Hürriyet adına ‘Bumerang’ dediği yeni bir Web 2.0 ürünü çıkarmış. Buna göre Hürriyet’e üye olduktan sonra size verilen script kodu kendi sitenize koyuyorsunuz. Gelen kodda hürriyet güncel haberleri bulunmakta. Üstelik beyaz arka plana standart fonlarla görüntüleniyor. Yani sayfanıza uygun bir arayüz seçemiyorsunuz. Neyse uzatmayalım sitenize koyduktan sonra eğer sitenize gelen kullanıcılar haberlere 1 defa tıkladığında Hürriyet sizin belirlediğiniz link ve metni 3 defa kendi sitesinde gösteriyor. Sonuç:

- 3 görüntüye 1 tık hiç de adil değil. Çünkü sizin linkinizi sayfanın en altına koymakta. 3 değil 300 defa bile gösterse sizin gönderdiğiniz 1 tık’ın hakkını veremez.
- Siz Hürriyetin trafiğini katkıda bulunup, haberlerini de yayınlarken; Hürriyet size sadece gösterim veriyor.
- Aynı alanda ADnet reklamı da var. Sanki niyet 1 parmak bal çalıp sonra ADnet satışına yönlendirmek şeklinde.
- Amiral Gemisi antin kuntin Web 2.0 servisleri yapacağına önce anasayfasını toparlasın. Haber ve reklam birbirine girmiş.
İş modeli ile ilgili sorunlar düzentilirse Bumerang belki işe yarar.
Kategoriler: Reklam 2.0 · Web 2.0
Web 2.0 jargonunda sıkça bahsedilen ‘Uzun Kuyruk’ (Long Tail) muhabbeti vardır. Bu şu demek: Çok çeşitli ürünlerin toplam satışının çok tutan bir ürünün satışından daha fazla olmasını ifade ediyor. Örneğin milyonlarca kişi Internet kitapçısı Amazon’dan milyonlarca faklı çeşitte kitap satın alıyor. Amazon’da az satan çeşitli kitapların toplam satışı, çok satan bir ürünün satışından daha fazla olabiliyor. Ticaretle uğraşanlara pek de yabancı olmayan bu durum Internet üzerindeki yüksek trafikli alışveriş ortamları göz önüne alındığında Uzun Kuyruk denilen istatistiki dağılımı oluşturuyor.

Aslında bu kavramı ticaret erbabı çok iyi bilmektedir. Ancak sanal ortama taşındığında dinamik ve hızlı yapı sayesinde işlemler ve para akışı da hızlanıyor. Yine sanal ortamda stok derdi de yok. Ürünlerin büyük bir bölümü stoklanmıyor. Bu yüzden de uzun kuyruk sanal ortamda ciddi paralar kazandırıyor. Mesela Ferdi Tayfur’un ‘Yaktı beni’ kasetini arşivinize koymak için D&R’ın size yakın şubesinden bulamayabilirsiniz ama internetten aynı gün sipariş verebilirsiniz ve ürün adresinize kadar gelir.
Ticaret için geçerli olan kurallar bilgi,içerik ya da haber için de geçerli. Ne de olsa bu saydıklarım sanal ortamın ürünlerinden. İçeriğini arşivleyen ve kesintisiz sunabilen içerik siteleri de bir süre sonra Google sayesinde trafiklerinin yarısını arşivlerden almaya başlarlar.
Kategoriler: Web 2.0
rolobiz kısa bir kayıt işlemi sonrasında size online dağıtabileceğiniz bir kartvizit adresi oluşturuyor. Bu adresi kartvizitinize basarsanız kartvizitinizi alıp da adresi yazan kişiye Outlook senkronizasyonu imkanı da tanıyor. Bu yönüyle işe yarayan bir araç gibi duruyor. Ancak bazı güvenlik sorunlarına sebep olabilir. İstemediğiniz kişiler bilgilerinize rolobiz üzerinden ulaşabilir. 
Birkaç tarama yaptım sitenin üye sayısı az olmasına rağmen 8-10 civarında Türk vatandaşı gördüm ve gurur duydum. Yurdum insanı teknolojiyi en önde kovalıyor(Ben dahil)!
Kategoriler: Web 2.0
Sokağınızda hala tanışmadığınız komşularınız mı var? Sokağınızda kimler yeni kimler eski? Başka sokaklarda şehirlerde sanal komşularınızın olmasını da ister misiniz? Tam size göre enfes bir Web 2.0 uygulamasını keşfetmeye hazır olun: Yourstreet Beta

Üye olup adresinizi veriyorsunuz ve sonrasında sokağınızla ilgili tüm haraketleri görebiliyorsunuz. Komşunuzun ve komşuluğun neye benzediğini öğreneceğiniz yegane site işte tam burada. Tabi kendileri de üye olması şart.
Google map mashup’ı kullanarak adresinizi de tarif edersiniz.
Kategoriler: Web 2.0
14 Ekim, 2006 · 1 Yorum
Jonathan Molina AJAX frameworklerinden Mootools ile bir bitirme ödevi hazırlamış. Kısa sürede uygulanabilirliği olan bir kodlama. Nefis…
Google video’da anlatımı var.
Burada da çalışması var.
Kategoriler: Web 2.0
Access Matters has wrapped up an article on Today’s AJAX and DHTML Best Practices:
This article builds a sturdy three legged stool which we can stand upon to see farther. Before getting started, I want to set the stage by defining a benchmark. Accessibility’s worst case scenarios are for blind people. The blind are the hardest to accommodate. Some might think that too much attention is paid the blind when there are so many other disabilities, let alone so many more people when the wide range is counted, but the facts are that the others are easier to accommodate. Ensuring good access for the blind is the hardest challenge and therefore the benchmark.
NOTE: Becky Gibson wrote the last article, and will be presenting on these ideas at The Ajax Experience!
Kategoriler: Web 2.0
The results of our second annual Ajaxian.com survey, prepared by Richard Monson-Hafael from the Burton Group, are in. And the winner is… Prototype, the most popular Ajax framework, by a considerable margin: 43% of you use it. Script.aculo.us is next, at 33%, confirming observations that many of made of the popularity of that duo.
The full results of our framework survey follow:

Note that multiple responses per participant were allowed; we’ve also thrown out any result with less than 3% of responses in the above graphic.
We also asked you about the server-side platform you’re using. The big winner here was PHP, with 50% of you using it:

Some other interesting factoids:
- 25% of you eschew frameworks and work with XMLHttpRequest directly (wow!)
- 11% of you are using JSON to transfer data; unfortunately, we didn’t ask enough questions to determine how this compares with XML or other data formats
- 3% of you are still using Microsoft’s “classic” ASP framework; five of you (~0.6%) are using C++ (+2 points for increased performance, -100 for increased complexity?)
- 2% of you wrote in to say that you’re using Adobe’s Flex toolkit (hey, those banner ads are working out…); 2% also indicated that they use the Flex/Ajax bridge. Unfortunately, the survey software we used doesn’t let us correlate these entries, so we can only say that 2%-4% of you are using Flex in some way
- One participant uses Delphi (how’s that working out for you?), and another is using LISP (can we hire you?).
The survey results are based on 865 participants over the course of a week in September, 2006. The raw results are available.
UPDATED: Changed the wording of the Adobe Flex bullet above to be more accurate.
Kategoriler: Web 2.0